Daha sonra görüşüp görüşmediğimizi tam hatırlayamıyorum. Bu içsel yolculukta defalarca benliğimle karşı karşıya geldim, hep yenildim. Olsun... Gene deneyip, gene yenileyim, yeter ki benliğime yenileyim. Kozmik şeytanı defettik mi? Sanırım yavaş yavaş ediyoruz. Yani temizliyoruz bir bir benliğimizdeki damarların içerisindeki kozmik şeytanları. Si*tir et şimdi kozmikleri filan. Peki yüzleştin mi? Yüzleşemedim, gelmedi benliğim bir daha. Ne geldi peki? Bukowski geldi. Ne dedi? Dedi ki, ''YAŞA.'' Ölmüş müsün ki? Ona göre evet. Barışmalıymışım yaşamla. Barışık değil misin? Barışığım, seviyorum yaşamayı. Bu aydınlanma beni mutluluğa ulaştırıyor. Yeni insanlar, yeni hayatlar... Her hayat, farklı bir öykü. Peki, Buk amcan neden öyle dedi? Bir şeyler sezmiş olmalı. Benliğinde bir açıklık, bunu kapatman lazım. Bu bir son, her başlangıcın bir sonu vardır. Her sonun da bir başlangıcı, usta. Gülümsedi usta, kadehini kaldırdı ve: O zaman yeni bir başlangıca içelim. Yeni bir başlangıca içelim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder